ÜSKÜDAR DERGAHLARI 5

46.NALÇACI HASAN EFENDİ HALVETİ DERGAHI

Dergâh Tabaklar Mahallesi, Nalçacı Hasan Sokağı'nda bulunmaktaydı.Şeyh Nalçacı Halîl Efendi'nin dergâhı hangi yılda ve ne şekilde yaptırdığı bilinmemektedir. Dergâh, mescid ve türbeden geriye hiçbir şey kalmamıştır. Dergâhın yerinde tek katlı binâlar bulunmaktadır. Perşembe günü devrân yapılan dergâhın postnişînleri :

1 - Nalçacı Halîl Efendi (vef. 1671):

Mudurnu'ludur. Dergâhın kurucusudur. Antalya'lı Ümmi Vehhab Efendi'nin mürîdlerindendir.

2 - İplikçi Ebûbekir Efendi (vef. 1671): Mudurnu'ludur. Nalçacı Halîl Efendi'nin halîfesidir.

3 - Mehmed Efendi (vef. 1742).

4 - Mehmed Tulûî Efendi (vef. 1756): Mudurnu'ludur. Şeyh Mehmed Nasûhî Efendi'ye (vef. 1718) intisâb etmiş, Şeyhin oğlu Ali Alâeddin Efendi'den (vef. 1751) hilâfet almıştır. Böylece dergâha Halvetîliğin Şâbanîyye kolundan olan Nasûhiyye meşîhatını koymuştur. Tasavvuf mûsıkîsinde önemli eserler vermiştir. Sarı Yahyâ Efendi'den de hat icâzeti almıştır.

5 - Hüseyin Efendi (vef. 1767): Babası, Mudurnu'lu Şeyh Abdullah Rüşdî Efendi'dir. Şeyh Mehmed Tulûî Efendi'nin de damadıdır.

6 - Mehmed Rüşdî Efendi (vef. 1816): Şeyh Hüseyin Efendi'nin oğludur.

7 - Ahmed Reşid Efendi (vef. 1863): Şeyh Mehmed Rüşdî Efendi'nin oğludur.

8 - Mustafa Enverî Efendi (doğ. 1824 - vef. 1872): Şeyh Ahmed Reşid Efendi'nin halîfesidir. Şeyhinden gizli olarak Halvetîliğin Kuşadavî (İbrâhimiyye) kolunu kuran Kuşadalı Şeyh İbrâhim Efendi'nin (vef. 1845) halîfesi Şeyh Muhammed Tevfik Bosnavî Efendi'den (vef. 1872) hilâfet aldı. Durumu daha sonra öğrenen şeyhi meşîhat makamını hemen terk etmiştir. Mustafa Enver Efendi de Kuşadaviyye meîhatını dergâha koymuştur. Güçlü bir âlim ve şâirdir. şiirinden bir örnek :

Bayezid'in cezbesinde celle şânı remzini,
Zât-ı Ahmed'den tecellî "men reâni" rekzini,

"İz remeyte" nass-ı pâkinde mean-ı remzini,
Rü'yet-i dîdâr-ı Hakk'dan "len terânî" remzini,

Cism-i zârim aşkla tûr olmayınca bilemedim. Sa'y-ü gayret eyleyüp anla Şerîat sırrını! Bâb-ı Haydâr'dan duhûl et bil inâbet sırrını! Ârif-i remzi fenâ ol, gör tarîkat sırrını! Kisve-i âl-i enver-i hakîkat sırrını Vuslat-ı mürşidle mesrûr olmayınca bilmedim. Mustafa Enverî Efendi'nin eserleri : 1) Terceme-i Usûl-i Aşere, 2) Terceme-i Kelimât-i Kümeyl, 3) Terceme-i Bâbu-ş Şüyûh min Fütûhat (Bu üç eser birlikte basılmştır) 4) Mecmu'a - i İlâhîyyat (Basılmamıştır). 9 - Mehmed Tayyâr Efendi (vef. 1910): Mustafa Enveri Efendi'nin oğludur.

10 - İhsan İyisan Efendi (doğ. 1873 - vef. 1946): Mustafa Enveri Efendi'nin diğer oğludur. Babasının vefâtından birkaç ay sonra dergâhda doğmuştur. Değerli bir Şâbanî mûsıkîşinastı. Müziğin inceliklerini dayısı ünlü mûsıkîşinas Behlül Efendi'den (vef. 1895), Selâmî Şeyhi Muhtar Efendi'den, Sünbül Efendi Dergâhı Zâkirbaşısı Şeyh Mehmed Sinân Efendi'den (vef. 1924) ve zâkirbaşı Paşa Mehmed Efendi'den öşrenmiştir. Bestelediği ilâhîler günümüze ulaşamamıştır.

Hazîrede medfûn olanlar :

1 - Nalçacı Halîl Efendi (vef. 1657): Dergâhın kurucusu ve ilk Şeyhidir.

2 - İplikçi Ebûbekir Efendi (vef. 1671): Dergâhın ikinci postnişînidir.

3 - Debbaş Hacı Hasan Ağa (vef. 1703).

4 - Mehmed Tulûî Efendi (vef. 1756): Dergâhın Şeyhidir.

5 - Mehmed Rüşdi Efendi (vef. 1816): Altıncı postnişîndir.

6 - Mehmed Reşid Efendi (vef. 1863): Yedinci postnişîndir.

7 - Muhammed Tevfik Bosnavî Efendi (doğ .1785 - vef. 1866): Bosna doğumludur. Fâtih'de Zeyrek Hamamı'nı işlettiği için "Hamâmî" diye anılmıştır. Kuşadalı İbrâhim Halvetî Efendi'ye (doğ. 1774 - vef. 1845) intisâb etmeden önce Nakşîyye ve Şâzeliyye tarîkatlarından da feyz almıştır. Halvetîliğin Kuşadaviyye (İbrâhimiyye) Şûbesinin ikinci pîridir.

8 - Mehmed Said Efendi (vef. 1866): Aydos doğumludur. Kadılık görevinde bulunmuştur.

9 - Mustafa Enverî Efendi (doğ.1824 - vef.1872): Sekizinci Şeyhtir.

10 - Mehmed Tayyâr Efendi (vef. 1910): Dergâhın Şeyhidir.

11 - İhsan İyisan Efendi (doğ. 1873 - vef. 1946): Onuncu postnişîndir.

47. NASUHİ EFENDİ ŞABANİ DERGAHI

Dergâh Doğancılar Parkı karşısında, Tunusbağı Caddesi üzerindedir. Yeniçeri AĞası Hasan Ağa'nın Mehmed Nasûhî Efendi adına yaptırdığı (1687-88) dergâha minber koyarak geniŞletip vakfiyesini sağlayan (1704) Sultân IV. Mehmed'in dâmadı sadrâzam Mora'lı Hasan Paşa'dır (vef. 1713). XIX. yüzyılın ortalarında çıkan yangın, çoĞu harâb olan dergâh binâlarının ortadan kalkmasına sebeb olmuŞtur. Dergâh ve diğer binâlar Ebûbekir Rüstem Paşa (vef. 1865) tarafından kâgir olarak yaptırılmıŞtır (1864). Kapı üzerindeki kitâbede :

"Dergâh-ı şeyh-i Nasûhî'dir erenler bu makam.
Şâh-ı devrân sâyesinde yapdı Rüstem bendesi.
yazmaktadır.

Devrân günü Cuma olan dergâhın postnişînleri:

1 - Seyyid Mehmed Nasûhî Efendi (doğ. 1643 veyâ 1648 - vef. 1718): Üsküdar Bulgurlu Mescid'de Kuşoğlu Yokuşu karşısındaki evde doğmuştur. Doğum târihi tam tesbit edilememiştir. Babası sipâhilerden Seyyid Nasûh Efendi'dir. Dedesi ihtiyâreddin Efendi'dir. Şâbanîliğin Karabâşiyye kolunu kuran Karabâş-ı Velî Efendi'nin (vef. 1685) Mihrimâh Sultân Câmii'ndeki vaazlarını tâkib etti ve hemen kapılandı.

Kısa bir zamanda bu Velî'nin halîfesi oldu (1674). şeyhinin emriyle Mudurnu'ya gitti. istanbul'a dönüşüne kadar Abdullah Rüşdî, Zoravî Mehmed Efendi'ler gibi güçlü talebeler yetiştirdi (1684). İstanbul'a dönmeden önce, Limni'ye sürgün edilmiş olan mür idini ziyârete gitti. Hem mürşidinden hem de aynı anda orada bulunan devrin ulu velîlerinden Niyâzi Mısrî Efendi'den hayır dualar aldı. İstanbul'a dönüşünde 2 sene kadar Doğancılar'daki Çakırcı Hasan Paşa ve Süleyman Paşa câmilerinde tarîkat âyinleri yaptırdı. Yeniçeri Ağası Hasan A a'nın yaptırdıı dergâhında ilim yaymaya başladı (1687-88). Dergâhın vakfiyesi kesilince sıkıntıya düştüyse de Sultân IV. Mehmed'in kızı Hatice Sultân'ın (vef. 1743) eşi Sadrâzam Dâmat Mora'lı Hasan Paşa'nın (vef. 1713) yardımlarıyla minber tesis edilerek törenle açılış yapıldı (1704).

Velîlere atılan iftirâ çamurundan nasîbini alan Mehmed Nasûhî Efendi Kastamonu'ya sürüldü (1714) ve burada 18 ay kaldıktan sonra İstanbul'a döndü. Dönüşünden sonra pâdişâh irâdesiyle her Salı günü Eyüb Sultân Câmii'nde vaaz verdi. Bu görevini vefât edinceye kadar sürdürdü. Halvetîyye tarîkatının Cemâliyye ana kolundan ayrılan Şâbanîliğin Karabâşiyye Şûbesinin alt kolu olan Nasûhîyye'nin pîridir. Pek çok halîfe yetiştirmiştir. Eserleri:

1) Tefsir-i şerif (9 ciltlik), 2) Risâle-i Fahriyye (Halîfesi ve Maçka Dergâhı Şeyhi Mehmed Fahreddin Efendi'ye (vef. 1750) yazılmıştır), 3) Risâle-i Velediyye (Oğlu ve halefi Ali Alâeddin Efendi'ye (vef. 1751) yazılmıştır), 4) Risâle-i Rüşdiyye (Halîfesi Mudurnu'lu Abdullah Rüşdî Efendi adına yazılmıştır), 5) Cem'ül Ehâdis, 6) mektuplarını içeren Mürâsele-i Pîr, 7) Şerh-i Gazel-i Mısrî Niyâzi, 8) Dîvan-ı İlâhîyyat, 9) Şa'bü-l Îmân ve 10) Mükâşefât-ı Vâhât'tır. Şiirlerinden bir örnek:

Merhabâ ey pertev-i Zât-ı Hudâ;
Merhabâ ey nûr-i çeşm-i Enbiyâ.
Eylesün ümmetlerin cânın fedâ;
Merhabâ ey nûr-i cem-i Enbiyâ.

Zât-ı pâkin mebde-i cümle vücûd;
Görse rûyun kâinat eyler sücûd.
Kıl Şefaat cümleye ey bahr-i cûd;
Merhabâ ey çeşm-i nûr-i Enbiyâ.

Oldu mevlûdun devâ-i âşikân;
Etti uşşâkı zuhurun şâdumân.
Ma'den-i lûtf u keremsin bî gümân;
Merhabâ ey nûr-i çeşm-i Enbiyâ.

Nasûhî'ye edip avn-i inâyet,
Ânı kıl lâyık-ı lûtf-i şefâat
Ki sensin rehberi nûr-i hidâyet.
Merhabâ ey nûr-i çeşm-i Enbiyâ.

Pîr'in çiçek merakı varı. Özellikle beyaz üzerine pembe renkli karanfili pek meşhûrdu. "Sadberk Gülü" denilen cins gülleri de dillere destandı.

2 - Nasûhîzâde Ali Alâeddin Efendi (vef. 1751): Mehmed Nasûhî Efendi'nin o lu ve halîfesidir.

3 - Nasûhîzâde Mehmed Fazlullah Efendi (vef. 1796): Ali Alâeddin Efendi'nin oğludur.

4 - Nasûhîzâde Abdurrahmân şehâmeddin Efendi (vef. 1834): Mehmed Fazlullah Efendi'nin oğludur.

5 - Nasûhîzâde Mehmed Muhyiddin Efendi (vef. 1898): Abdurrahmân Şehâmeddin Efendi'nin oğludur.

6 - Nasûhîzâde Ahmed Kirâmeddin Efendi (1857-3 Mart 1934): Mehmed Muhyiddin Efendi'nin oğludur. Pîr Mehmed Nasûhî Efendi'ye ait menkabeleri tesbit etmiştir.

Caddeye bakan ve yüksekte kalan hazîrede yatanlar40:

1- Mânevî Mustafa Efendi (vef. 1703): Karabâş-ı Velî Efendi'nin (vef. 1685) oğludur. Fazîlet sâhibi bir zâttı. Dîvanı vardır. Dîvanından bir bölüm :

Hakk Teâlâ'dan atâdır, şer'i pâk-i Mustafa,
Nûr-i zâtı kibriyâdır şer'i pâk-i Mustafa.
Mecma'-ı evsâf-ı Rabbü-l Âlemîndir şüphesiz;
Mazhar-ı zât-ı Hudâ'dır şer'i pâk-i Mustafa.
Zât-ü esmâ' ve sıfatı şerh eden şârih budur;
Sırr-ı vech-i kibriyâdır, şerh eden şârih budur.
Matla'-ı esrârı Hakk'dır, mahz-i Kur'ân-ı Azîm;
< Cümleye şemsu-d duhâdır, mahz-i Kur'ân-ı Azîm.

2 - İbrâhim Efendi (vef. 1732): Dergâhın dervişidir. İstanbul'da ün kazanan ilk şâbanî mûsıkîninastır. "Göster cemâlin Şem'ini, yansın oda pervâneler" mısraıyla başlayan uşşâk ilâhîsi bestekârlıktaki ustalığını gösterir. Ömrünü dergâha hizmetle geçirmiştir.

3 - Beşir Ağa (vef. 1751): Küçük yaşta saraya getirtilerek yetiştirildi ve Kızlarağalığı'na kadar yükseldi (1746). Hasırcılar imâmı hattat hâfız Mustafa Efendi'den sülüs ve nesih yazılarını öğrendi. Hattat Enderunlu Mumcuzâde Mehmed Ağa'dan hat icâzeti aldı. Pekçok yolsuzluk ve rüşvet olayına karıştı. Yeniçerilerin Beşir Ağa yüzünden ayaklanmak üzere olduğu Sultân I. Mahmûd'a ihbâr sonucu Kızkulesi'nde îdâm edildi. Öldüğünde şu beyit söylenmiştir :

Kanlar ağlasın mürekkep, kaare giysun hâmeler
Başına rikler saçup dürsün yüzünü nâmeler.

İstanbul'un çeşitli semtlerinde hayratları vardır. Hâfızdır.

4 - Sâlih Efendi (vef. 1744): Çiçekçi başıydı.

5 - Abdülkadir Efendi (vef. 1754): Dergâhın dervişiydi.

6 - İbrâhim Efendi, Derviş (vef. 1773).

7 - Hîbetullah Efendi (vef. 1795): Hâfız Hayrullah Mehmed Efendi'nin eşi Safiye Sultân'ın çıraklarındandır.

8 - Nefîse Hanım (vef. 1796): Kazasker Mustafa Behçet Efendi'nin kızıdır.

9 - Hâfız Hayrullah Mehmed Efendi (doğ. 1723 - vef .08.04.1796): Hekimbaşı Said Efendi'den ilim tahsîl etmiş, ilk önce müderris (1759-60), daha sonra da sarayda cerrâhba ı olarak görev yapmıştır. Başhekim (1756), Selânik Mollası, Mekke pâyesi (1784-85), İstanbul pâyesi (1785-86), Anadolu Kazaskeri (1791-92), oldu. 1792-93'de Anadolu Kazaskerliği'nden azledildi. Daha sonra Rumeli Kazaskeri oldu ((1795).

10 - Hoca Mehmed Emîn Şükrü Efendi (18. yy): Hekimbaşı Hâfız Hayrullah Mehmed Efendi'nin oğludur. Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi, Hekimbaşı Abdülhak Molla ve Hâfız İlyas Efendi'nin babası, târihci Hayrullah Efendi'nin dedesidir. Şâirdir.

11 - Mehmed Sâdık Efendi (doğ. 1738-39 - vef. 27.12.1800): Babası, Balat'ta Camcı Abdi Efendi'dir. Dayısı Tabib Kambur Abbas Efendi'den tıb tahsîl etti. Yenişehir mollası Mesudzâde'ye kethüdâ oldu (1780). Hoca (1782-83), Baştabib (1788- 89), İzmir Mollası (1790-91), Edirne Mollası (1792-93), Mekke pâyesi (1794 - 95) görevlerinde bulundu. 1796-97'de başhekimlikten azledildi.

12 - Yalnız Mehmed Baba (vef. 1803).

13 - Nasûhîzâde Alâeddin Efendi (vef. 1808): Nasûhîzâde Şeyh Fazlullah Efendi'nin oğludur. Şeyhtir.

14 - Fatma Hanım (vef. 1814): Hâfız Hayrullah Mehmed Efendi'nin hanımıdır.

15 - Emîne Hanım (1824): Mimar Ağa Kethüdâsı Hacı Ali Efendi'nin hanımıdır.

16 - Emîne Kadın (vef. 1824): Müneccimbaşı Kethüdâsı Mahmûd Efendi'nin hanımıdır.

17 - Şeyhzâde Yahya Kâmil Efendi (vef. 1826): Varna'lıdır. Mısır kadılığında bulundu.

18 - Mehmed Ağa (vef. 1827): Saray Kapıcıbaşısı İbrâhim Paşa'nın kethüdâsıdır.

19 - Mustafa Behçet Efendi (doğ. 1775 - vef. 1832): Hoca Mehmed Emîn ükrü Efendi'nin oğludur. Hekimbaşı Hayrullah Mehmed Efendi'nin torunudur. İyi bir tahsîl yaparak hoca (1791-92) ve hekim oldu (1803). İzmir Mollalığı görevi sırasında Başhekimlik'ten azledildi (1807). Mısır Mollası (1811), Mekke pâyesi (1812), İstanbul pâyesi (1815-16), Anadolu pâyesi (1820), Anadolu Kazaskeri (1821), Baştabib (1822), Rumeli pâyesi (1824) ve Rumeli Kazaskeri (1831) görevlerinde bulunmuştur. Tıb üzerine yazıları vardır.

20 - Nasûhîzâde İbrâhim İffet Efendi (vef. 08.02.1836): Şeyhülislâm makamında kâtib olarak çalışmıştır. Magosa'da görev yapmıştır (1812). Rusya Antlaşması'nda âzâ yardımcılığı görevinde bulunmuştur (1825-26). 1831-32'de Mekke pâyesi olmuştur. Devletlerarası hukuku ve siyâseti bilen bir zâttı.

21 - Mehmed Said Seyyid Paşa (vef. 1848): Bursa doğumludur. Sultân II. Mahmûd'un kızı Mihrimâh Sultân'ın eşidir. Kaptan-ı Deryâ (1840-41; 1838-1839) ve Serasker (1846-1848) görevlerinde bulunmu tur. 22 - Nasûhîzâde Mehmed Mes'ud Efendi (vef. 1824): Nasûhîzâde Şeyh Fazlullah Efendi'nin kızının oğludur. Safveti Paşa Şâbanî Dergâhı Şeyhidir. Hacc'da vefât etmi tir. 23 - Hâfız lyas Efendi (vef. 20.06.1857): Hoca Mehmed Emîn ükrü Efendi'nin o lu, Hekimba ı Behçet Mustafa Efendi'nin karde idir. Saraydan yetişmiştir.

Devriye mollası (1840-41), Sofya Mollası (1845), Mekke pâyesi (1850), İstanbul pâyesi ve saray müftülüğü (1857) görevlerinde bulundu. 24 - Ahmed Efendi (vef. 1858): Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi'nin dâmadıdır.

25 - Hasan Efendi (vef. 1862): Hassa askeri kolağasıdır.

26 - Ahmed Muhtar Paşa (vef. 1863): Mâliye Bakanlığı görevini (1851- 1853), (1854-1856) ve (1859-1860) yılları arasında 3 kere üstlenmiştir. Tophâne Nâzırlığı görevinde de bulunmuştur.

27 - Mehmed Reşid Paşa (vef. 1865).

28 - Rüstem Ebûbekir Paşa (vef. 1865): Yeniçeri Ocağı'ndan yetimiştir.

Ankara valiliği (1842), Anadolu Ordusu müşiri (1846), Edirne vâliliği (1849-50), Selânik valîliği (1852-53), Üsküp vâliliği (1859) görevlerinde bulundu. Üsküp Vâlisi iken bu görevden azledildi (1863). Dergâhı kâgir olarak onarmıştır (1864).

29 - Abdullah Şeref Efendi (vef. 1867): Enderûn hazînesi kethüdâlığı görevinde bulunmuştur.

30 - Nasûhîzâde Abdurrahmân Şükrü Efendi (vef. 1868): Nasûhîzâde Şeyh Mehmed Mesud Efendi'nin oğludur. Safvetî Paşa Şâbanî Dergâhı Şeyhidir.

31 - Firdevs Ümmühan Hanım (vef. 1871): Nasûhîzâde Şeyh Mehmed Muhyiddin Efendi'nin kızıdır.

32 - Hatice Hanım (vef. 1871).

33 - Emîn Paşa (vef. 1872): Harem sorumluluğu görevinde bulunmuştur.

34 - Emîne Hanım (vef. 1873): Mâliye Bakanlığı görevinde bulunmuş olan Ahmed Muhtar Paşa'nın hanımıdır.

35 - Galib Efendi (vef. 1876): Mehmed Reşid Paşa'nın oğludur. Kaymakamlık yapmıştır.

36 - Mustafa Râşid Efendi (vef. 1880): Feshâne katipliğinde bulunmuştur.

37 - Fatma Ferîde Hanım (vef. 1888): Mâliye Bakanı Ahmed Muhtar Paşa'nın torunudur.

38 - Mehmed Vâhid Efendi, Muhtarpaşazâde (vef. 1892).

39 - Fatma Fâika Hanım (vef. 1892): Muhtarpaşazâde Mehmed Vâhid Efendi'nin hanımıdır.

40 - Mustafa Vehbi Paşa (vef. 1899): Pâdişâh yâverlerinden Hacı Emîn Paşa'nın oğludur. Pâdi âh yâverliği görevinde bulunmuştur.

41 - Nasûhîzâde Mehmed Celâleddin Efendi (vef. 1902): Dergâhın Şeyhi Mehmed Muhyiddin Efendi'nin oğludur. Şeyhtir. 42 - Nasûhîzâde Molla Ali Haydar Efendi (vef. 1905): Hukuk Okulu Fıkıh hocasıdır. Kazaskerlik ve Büyük Meclis Maarif Reisliği görevlerinde bulunmuştur.

43 - Nasûhîzâde Esad Efendi (vef. 1908). 44 - Hüseyin Hasan Efendi (vef. 1912): Ayasofya Nâzikî Şâbanî Dergâhı şeyhidir.

45 - Nâzikî Efendi (vef. 1912): Ayasofya Nâzikî şâbanî Dergâhı Şeyhidir.

46 - Mustafa Nazmî Efendi (vef. 1919): Sivas Ordusu kumandanlarından Ali Paşa'nın oğludur.

40 Nasûhî Dergâhı hazîresinde yatanların sayısı Mehmet Mermi Haskan, Yüzyıllar Boyunca Üsküdar (Üsküdar Belediyesi Yayınları, Üsküdar 2001), 2. cild, s. 597-601'de 74 olarak verilmiş bulunmaktadır.

(Editörün notu).

48. NEVRUZ EFENDİ KADİRİ DERGAHI

Dergâh Çengelköyü'nde Havuzbaşı Mevkii'nde, Havuzbaşı Parkı'nın Beylerbeyi yönüne bakan tarafındaydı. Kuruluş târihi ve kurucusu tam olarak bilinmemektedir. Kadirîliğin XIX. yüzyılda bu bölgede kurduğu son dergâhdır. Bulunduğu yer itibâriyle de "Havuzbaşı Dergâhı"da denilirdi. İlk kuruluşunda Nakşîbendi tarîkatına bağlı olduğu, daha sonraları da Kadirî tarîkatına bağlandığını ve o sıralarda dergâh Şeyhliğnde Nevruz Efendi'nin bulunduğunu görüyoruz. Devrân günü Perşembe idi. Bu dergâh; mescid, imâret, misafirhâne, Şeyh ve derviş meşrûtaları ve türbeden oluşuyordu. Mescid iki katlı ve ahşaptı. Son zamanlarda Mevlevî âyinleri de burada yapıldığından semâhâne mescide dâhil edilmişti. Şu anda yapı kısmen ayaktadır. Mescid ve minâresi yıkılmı şır. Son Şeyhi, Üsküdar'lı yazar ve Radyo'da özellikle II. Dünyâ Harbi sırasında "Radyo Gazetesi" programını ihdâs etmiş ve yıllarca yürütmüş olan Mehmed Nûreddin Artam'dır (doğ. 1900 - vef. 1958). Nûreddin Artam Efendi'nin ceddi Buhâra'dan Belh'e ve oradan da Türkiye'ye göçmüştür. Babası Muhammed Velî Efendi de dergâhın Şeyhi idi.

49.NURİ BABA BEKTAŞİ DERGAHI ya daNUR BABA BEKTAŞİ DERGAHI

Dergâh Büyük Çamlıca'da Kısıklı Mahallesi, Kısıklı Caddesi, Nûrbaba SokaĞı'ndaydı. Tâhir Baba Efendi adında bir Bektaî eyhi tarafından kuruldu (1794). Dergâh, bundan dolayı "Tâhir Baba Dergâhı" adıyla da anıldı. Bektaşîliğin Vak'a-i Hayriye'yi tâkîben 1826 yılında kaldırılmasıyla Nakşîbendiliğe bağlanmıştır. Bu dönemde kapatılmış olan Bektaşî dergâhları Sultân Abdülazîz dönemînde (1861 - 1876) yeniden canlanmaya bağladığında Şeyh Nûrî Baba Efendi'nin gayretiyle üst tabakanın gözdesi durumuna gelmiştir. Bu yüzden de çoğunlukla "Nûrî Baba Bektaşî Dergâhı" veyâ "Nûr Baba Bektaşî Dergâhı" olarak anılmıştır. Mescid ve dergâhtan günümüze bir şey kalmamıştır. Hazîrede medfûn olanlar da Merdivenköy'deki Şahkulu Sultân Bektaşî Dergâhı'na defnedilmişlerse de mezar ya taşları kırılmış ya da kaybolup gitmiştir.

Devrân günü Perşembe olan dergâhın bilinen postnişînleri:

1 - Tâhir Baba Efendi (vef. 1824): Dergâhın kurucusudur. Dergâhında 30 sene Şeyhlik yapmıştır.

2 - Mehmed Baba Efendi (vef. ?): Tahir Baba Efendi'nin vefâtı üzerine yerine geçtiyse de bu görevde 2 sene kalabildi. Bektaşî dergâhlarının kapatılması ile mürîdleriyle birlikte Tire'ye sürülmüştür (1826).

3 - Nûrî Baba Efendi (?): XIX. yüzyılda Bektaşîliği İstanbul'da tekrar eski günleri seviyesine getiren ve önde gelen Şeyhlerdendir. Dergâhın ikinci bânîsi sayılır. Kabri Karacaahmed Kabristanı'ndadır.

4- Ali Nutkî Baba Efendi (?): Şeyh Nûrî Baba Efendi'nin oğludur. Kabri Karacaahmed Kabristanı'ndadır.

NURİ EFENDİ DERGAHI

Bakınız: Kurban Nasûh Efendi Rifâî Dergâhı.

OĞLANLAR DERGAHI

Bakınız: Kalenderhâne Nakşî Dergâhı.

ÖZBEK DERGAHI

Bakınız: Haydâr Efendi Nakşî Dergâhı.

50. ÖZBEKLER NAKŞİDERGAHI

Dergâh Sultântepe, Hacı Hesnâ Hâtun Mahallesi'nde, eski Servili Köşk Sokağı yeni Münir Ertegün Sokağı'ndadır. Sadrâzam kethüdalığından Maraş Vâlîsi olan Abdullah Paşa (vef. 1755) tarafından kurulmuştur (1752-53). Çaprat'lı Hasan Ağa, masrafları karşılamak sûretiyle Şeyh Seyyid Hacı Hoca Abdullah Efendi'ye vakfeylemiş, mescid-tevhîdhâneye minber koydurmuştur (1757-58). Dergâh, ikinci postnişîn Şeyh Seyyid Abdülekber Efendi tarafından daha da genişletilmiştir. Zaman içinde yapılan eklemelerle tam teşekküllü bir tarîkat tesisi olan dergâhı Sultân Abdülmecîd bugünkü şekliyle yeni baştan yaptırmıştır (1844). 1877 Osmanlı - Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında dergâha sığınanlar için arâzînin kuzey kesiminde ahşap odalar inşâ edilmiş ve XIX. yüzyılın sonlarına do ru bir onarım da Sultân Abdülhamîd tarafından gerçekleştirilmiştir. Dergâhın diğer bir onarımı da Avnîpaşazâde Mîr Ahmed Fuad Efendi tarafından yaptırılmıştır (1891-92).

Dergâh daha sonraki yıllarda harâb olmuş, hattâ "93 harbi" muhâcirleri için yapılan odalar 1950 yıllarında yıktırılmıştır. Amerika'da yaşayan ve dergâhın Şeyh silsilesinden gelen ünlü işadamları Nasûhî ve Ahmet Ertegün Efendi'lerin yardımları ile bugünlere gelinen son onarım yapılmıştır (12.09.1994).

Sultân Abdülmecîd, Şeyh Mehmed Receb Efendi ile oğlu Şeyh Mehmed Sâdık Efendi'nin rûhları için su haznesi ve çeşme yaptırmıştır (1849). Daha sonraları bu çeşmeyi Sultân Abdülazîz'in başkadın efendisi Dürrünev Kadın Efendi (vef. 1895) tâmir ettirmiştir (1872).

Devrân gününün çeşitli kaynaklara göre Pazar veyâ Perşembe günleri olduğu söylenen dergâhın postnişînleri:

1 - Seyyid Hacı Hoca Abdullah Efendi (?): Dergâhın kurucusu ve ilk Şeyhidir.

2 - Seyyid Abdülekber Efendi (vef. 1787): Semerkant'lıdır. Seyyid Sâdullah Efendi'nin oğludur. Zamanında dergâhı genişletmiştir.

3 - Molla Âlimoğlu Abdülgafûr Efendi (vef. 1787): Buhâra'lıdır.

4 - Mehmed Efendi (vef. 1749): Taşkentlidir.

5 - Mehmed Receb Efendi (vef. 1816): Buhâra'lıdır.

6 - Mehmed Sâdık Efendi (vef. 1846): Buhâra'lıdır. Şeyh Mehmed Receb Efendi'nin büyük oğludur. Mehmed Sâdık Efendi o lu Mehmed Sâlih Efendi'yi ebrû ustası olarak yetiştirmiştir.

7 - Abdurrezzâk Efendi (vef. 1855): Şeyh Mehmed Receb Efendi'nin küçük oğludur.

8- Hezârfen İbrâhim Edhem Efendi (doğ. 1829 - vef. 08.01.1904):

Üsküdar'lıdır. Dergâhda doğmuştur. Babası Şeyh Mehmed Sâdık Efendi'dir. Mahalle mektebini bitirdiktin sonra babasından, amcası Şeyh Abdurrezzâk Efendi'den ve dergâha gelen Orta Asya'lı âlimlerden özel dersler aldı. Arapça, Farsça, Çağatayca, Ermenice ve teknik kitaplardan faydalanacak kadar da batı dillerini öğrendi.

Matematik, mimarî, kozmografya ve diğer teknik konuların yanı sıra ince marangoluk, hakkâklık, makinecilik, demircilik, torna ve tesviyecilik, dokumacılık, matbaacılık konularında ihtisas sahibiydi. Amcası Abdurrezzâk Efendi'nin vefâtı üzerine dergâhın Şeyhi oldu (1855). Ancak sanata olan düşkünlüğünden dolayı makamı oğlu Mehmed Sâdık Efendi'ye bıraktı. Midhat Paşa tarafından kurulan "Mekteb- i Sanayii"nin imâlat Müdürlüğü'ne tâyin olundu. Burada pek çok talebe yetiştirdi. Kendisini çekemeyenlerin çalışmaları sonucu "Tamirât-ı Aliyye Müdürlüğü" göreviyle Hicaz'a gönderildi. Kâbe ve Ravza-i Mutahhara'nın onarım işleriyle bizzât uğraştı. İstanbul'a dönüşünde dergâhında el sanatları ile uğraştı. Burada da pek çok talebe yetiştirdi. İlk kurşun boruyu döktü. Derin su kuyusu tulumbası yaptı. İmâl ettiği sünnet aleti Almanya'da takdirnâme almıştır. Bâzı eserleri 1867 Paris Sergisi'nde teşhir edilmiş ve kendisine madalya verilmiştir. Sandala taktığı pervâne ile sandalı Şemsipaşa'dan Paşalimanı'na kadar götürmeyi başarmıştır. 93 Rus Harbi sırasında Üsküdar'da teşkil edilen Millî Tabur (Mevkib-i Humâyun)'un kumandanlık görevinde bulundu. Gençliğinde okçuluk sporu ile meşgul olan İbrâhim Edhem Efendi ileri bir yaşta iken Çarşamba'lı Ârif Efendi'den ta'lik yazı icâzeti aldı. Babasından öğrendiği "Ebrû Sanatı" talebesi Necmeddin Okyay Efendi ve bu efendinin de talebesi olan Mustafa Es'ad Düzgünman Efendi yoluyla zamanımıza kadar gelebilmiştir. Ayrıca Sâmi Efendi, Azîz Efendi ve Abdülkadir Efendi de İbrâhim Edhem Efendi'nin yetiştirdiği ünlü "ebrûzen"lerdir.

9 - Mehmed Sâdık Efendi (?): Hezârfen İbrâhim Edhem Efendi'nin oğludur.

Yazmış olduğu Esâs-ı Lisân-i Türkî adlı Ça atay dilbilgisi kitabı yayınlanmıştır (1896-97). Üsküdar, Ravza-i Terakkî Okulu'nda Farsça öğretmenliği yapmıştır.

10 - Atâ Efendi (doğ. 1886 - vef. 1936): Şeyh Mehmed Sâdık Efendi'nin büyük oğludur. Hukukçudur. Kurtuluş Savaşı sırasında işgal altında olan İstanbul'dan Anadolu'ya her kesimden vatenperver insanların kaçırılmasında büyük yardımları oldu. O zamanlarda İstanbul'da kurulan "Karakol Cemiyeti"nin kurucularındandı. Anadolu'ya kaçırılacak Şahısların, uygun bir zaman gelene kadar dergâhta misâfir edildikten sonra aynı gizlilik içinde, Alemdağ veyâ Libâdiye yoluyla geçişleri sağlanırdı.

Hattâ aynı yolla cephâne de sevk edilirdi. Atâ Efendi'nin dergâhta ağırladığı ve Anadoluya geçişlerini sağladığı önemli misâfirlerinden bâzılarını sayacak olursak; Mareşal Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Nûreddin Paşa, Mehmed Âkif Ersoy, Adnan Adıvar, Hâlide Edib Adıvar, Kâmil Bey (Afyon Mebusu), Kemâleddin Sâmi, İsmâil Fazıl Paşa (Ali Fuad Cebesoy'un Babası), Celâleddin Ârif Bey'dir. Bu Arada Dergâh, İstanbul - Ankara arasında posta merkezi ile hasta ve yaralılara ilk yardım merkezliğini de üstlenmiştir. Çeşitli baskınlardan başarı ile kurtulmuşsa da İngiliz Gizli Servisi yetkilisi Harrion Armstrong tarafından da sorgulanmıştır.

Atâ Efendi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Enver Paşa ile görüşmek üzere Türkistan'a vazifeli olarak gönderilmiştir (1920).

12 - Necmeddin Özbekkangay (vef. 1971): Şeyh Mehmed Sâdık Efendi'nin küçük oğludur. Ankara'lı Şeyh Küçük Hüseyin Efendi'nin (vef. 1930) halîfelerindendir. Nakşîbendiliğin Hâlidiyye kolundandı.

Dergâh hazîresinde medfûn olan bâzı şahıslar: 1- Seyyid Abdülekber Efendi (vef. 1787): Dergâhın Şeyhidir.

2- Molla Âlimoğlu Abdülgafûr Efendi (vef. 1787): Dergâhın Şeyhidir.

3- Mehmed Receb Efendi (vef. 1816): Dergâhın Şeyhidir.

4- Mîr Ali Rızâ Efendi (vef. 1829): Soyunun Hz Ebûbekir'e kadar uzandığı söylenir.

5- Mehmed Sâdık Efendi (vef. 1846): Dergâhın Şeyhidir.

6- Abdürrezzâk Efendi (vef. 1855): Dergâhın Şeyhidir.

7- Hezârfen İbrâhim Edhem Efendi (doğ. 1829 - vef. 08.01.1904): Dergâhın Şeyhidir.

8- Osman Kocaoğlu (vef.28.07.1969): Buhâra'nın ilk ve son cumhurbaşkanıdır.

9- Necmeddin Ahmed Han Delil: Türkistan Millî Birliği Dış Teşkilâtı Genel Sekreterliği görevinde bulunmuştur. Doktordur.

10- Münir Ertegün: Hezârfen İbrâhim Edhem Efendi'nin torunudur. A.B.D. Büyükelçimizdi.

11- Hâfız Nâfiz Uncu Hoca (1887-1958): Üsküdar Mihrimâh Sultan (İskele) Câmii imâmı.

12 dönümlük bir arâzîye sâhib olan dergâhda Çağatay ve Uygur dillerinde ilâhîler okunur, meşhûr "Özbek Pilâvı" yenirdi. Etli, havuçlu ve ince kıyılmış portakal kabuklu nefis "Özbek Pilâvı"nın kandil ve Kadir geceleri yapılarak dergâhda ya da özel mekândaki misâfirlere dağıtılması geleneği son yıllara kadar devâm etmiştir. Dergâhın bir diğer ismi de "Hacı Hoca Dergâhı"dır. PAZAR DERGAHI

Bakınız: Alaca Minâre Nakşî Dergâhı. PERŞEMBE DERGAHI

Bakınız: Rifâî Âsitânesi.

RABİA ADVİYE HANIM DERGAHI

Bakınız: Ahmed Efendi Bedevî Dergâhı.

51. RAUFİ EFENDİ HALVETİ DERGAHI

Dergâh Doğancılar'da, Arnavut Koca Sinan Paa (doğ. 1520 - vef. 1596) tarafından 1547 yılında yaptırılan ve kendi adıyla anılan câmiin yanındaydı. Dergâhın kurucusu Ahmed Raûfî Efendi'dir (XVIII. yüzyılın ilk yarısı). 1917'de çıkan büyük "İhsâniye Yangını" sonucu dergâhdan günümüze hiçbir şey kalmamıştır. Hazîresindeki kabir taşları bile kırılmış ya da kaybolmu tur. Devrân günü Perşembe olan dergâhın bilinen postnişînleri:

1 - Ahmed Raûfî Efendi (doğ. 1657 - vef. 1756): Üsküdar'da doğmuştur.

Medrese tahsîlini bitirdiktin sonra Üsküdar, Kapıağası Medresesi'nde hocalık görevini sürdürdü. Bu arada da evinin yanında bulunan Sinan Paşa Câmii'nde imâm ve hatiblik görevlerini üstlendi. Selâmi Ali Efendi Celvetî Dergâhı (Tekke Kapısı Dergâhı) Şeyhi Köstendil'li Ali Efendi'ye41 (vef. 1730) kapılanarak Halvetîyye'nin Ramazaniyye kolundan hilâfet aldı ve Koca Sinan Paşa Câmii'in yanında yaptırdığı dergâhda irşâda başladı. Halvetîyye'nin Ramazaniyye kolunun "Raûfiyye" Şûbesinin kurucusudur. Yirmi kadar halîfe yetiştirmiştir. Bunlardan bilinenleri: Hâfız Muhammed Efendi, Kirişçi Efendi, Arabî İsmâil Efendi, Hasan Halîfe Efendi, İsmâil Efendi ve Süleyman Halîfe Efendi'dir. Münzevî bir hayat yaşamıştır. Dîvan'ı, Kurretü-l Uyûn adında risâlesi ile Mecâlis adında nasîhatlerini içeren kitapları vardır. "Raûfî" mahlası ile şiir ve ilâhîleri vardır. İlâhîlerden birinin son kıt'ası şöyledir:

Çalış Raûfî lem'a al!
Gitsin zamîrinden cidâl!

Gel Vahdet bahrine dal!
Ummâna gel tevhîd ile!

Pîr, Koca Sinan Paşa câmiinin hazîresinde medfûundur. Kabri birkaç yıl önce Cerrâhîler tarafından yenilenmiştir.

2- Raûfîzâde Mehmed Nûrullah Efendi (vef. 1775): Üsküdar'lıdır. Pîr Ahmed Raûfî Efendi'nin oğludur. Câminin hazîresinde medfûndur.

3- Raûfîzâde Hacı Ahmed Nesîb Efendi (vef. 01.10.1812): Üsküdar'lıdır.

Câminin hazîresinde medfûndur.

4- Mehmed Fazlî Efendi (vef. 14.12.1812).

5- Ahmed Raûfî Efendi (vef. 11.12.1814).

6- Ahmed Hıfzî Efendi (doğ. 1855 - vef. ?)

41 Köstendil'li Ali Efendi'nin bir diğer halîfesi olan Nûreddin Cerrâhî de Halvetîliğin Cerrâhiyye kolunun kurucusudur. (Editörün notu)

52. RİFAİ ASİTANESİ

Dergâh İnâdiye'de, Tevâşî Hasan Ağa Mahallesi'nde, Gündoğumu Caddesi üzerindedir. Önceleri Tevâşî Hasan Ağa Câmii'nde Rifâî âyini yapıldıı, daha sonraları da kalabalık mürîd topluluu oluşması ile câminin karşısına dergâhın inşâ edildiği bilinmektedir. Hacı Yusuf Ağa'nın 1730 yılındaki yardımları ile de dergâh büyütülerek Âsitâne'ye dönüştürülmüştür (1732). Dergâhın kapısı üzerine düşülen târih:

Âsitâne-i Rifâî'nin makam;
Seyyid Ahmed Pîr hem kutb-ı enâm.

Âsitâne'nin ikinci bânîsi, yenileyeni Defter-i Hâkanî Emîni Yusuf Rızâ Efendi'dir (vef. 1827).

Âsitâne 3 katlı ahşap olarak, avlu duvarları ise muntazam kesme taştan yapılmıştır. Dergâha Gündoğumu Caddesi üzerindeki bahçeden girilirdi. Girişde taşlık, tevhîdhâne ve türbe mevcûddu. Tevhîdhâne aynı zamanda mescid olarak da kullanılırdı. Üst katta selâmlığa ait iki oda vardı. Dergâhın arka sokağa, yani Ferah Sokağı'na bakan bir kapısı daha vardı. Bu kapıdan arâzî eğilimi dolayısiyle bir alt kata girilirdi.

Alt katta mutfak, gusülhâne, odunluk, su kuyuları, helâlar mevcûddu. Buradaki merdiven ile harem kısmına bağlantı sağlanırdı. 20 Haziran 1942 târihinde çıkan yangında dergâh büyük hasara uğradı. Şu anda birkaç kabir, vakıf taşından ve avlu duvarından başka bir şey kalmamıştır. Bugün dergâhın yerinde, gözleri bozacak, gecekondu bile denilmeyecek yapılar topluluğu mevcûdtur. Bu dergâhın iç mekânlarını olduğu gibi resmeden saray ressamı Fausto Zonaro (vef. 1929) ile Fransız ressam Albert Aublet'nin (vef. 1938) tabloları yegâne belgelerdir.

Bu rifâî dergâhı, tekkelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar Osmanlı İmparatorluşu sınırları içindeki, merkezî idâresi bu yerde meşîhat görevini üstlenen Şeyhler tarafından temsil edilmiştir. Dergâh; "Şeyh Hafî Dergâhı", "Seyyid Ahmed Dergâhı", "Yusuf Rızâ Efendi Dergâhı" veyâ "Perşembe Dergâhı" olarak da anılırdı.

Devrân günü Perşembe olan dergâhın postnişînleri :

1 - Mehmed Hadidî Efendi (vef. 1756): Arap kökenlidir. Basra'dan gelmiştir.

Rifâîliği XVIII. yüzyıl başlarında istanbul'a sokan ve yetiştirdiği halîfeleri yardımıyla tarîkatı gerçek ve geniş anlamda şehir hayatında örgütleyen kişidir. Mısır'da vefât etmiştir.

2 - Yâsin Efendi (vef. 1756): Karaman'lı Şeyh Mehmed Efendi'nin o ludur. Şeyh Mehmed Hadidî Efendi'nin halîfesidir. Şam'da vefât etmiştir. 3 - Hocazâde Mehmed Tâhir Efendi (vef. 1â12): Yâsin Efendi'nin Halîfesidir. Sıraselviler'de kurduğu Paşa Baba (Hocazâde) Dergâhı hazîresinde medfûndur.

4 - Ali Rıza Efendi (vef. 1813): Hocazâde Mehmed Tâhir Efendi'nin halîfesidir. 5 - Mehmed Sâdık Hilmi Efendi (vef. 1826): Şeyh Hocazâde Mehmed Tâhir Efendi'nin halîfesidir.

6 - Feyzullah Efendi (vef. 1843): Şeyh Mehmed Sâdık Hilmi Efendi'nin halîfesidir.

7 - Tatar Hâfız İbrâhim Hilmi Efendi, (vef. 1864): Lârende (Karaman) doğumludur. Şeyh Feyzullah Efendi'nin halîfesidir.

8 - Hâfız Abdurrahmân Tevfik Efendi (vef. 1898): Tatar Hâfız İbrâhim Hilmi Efendi'nin oğlu ve halîfesidir. "Büyük Tevfik Efendi" olarak tanınır.

9 - Ahmed Ziyâeddin Efendi (vef. 1917): Hâfız Abdurrahmân Tevfik Efendi'nin oğlu ve halîfesidir. Medrese tahsîli görmüş, ilmiye mesleğine girmiş, ilim ve irfânı ile şöhret olmuş, "Ziyâ Molla" olarak tanınmıştır. Yeni Vâlide Câmii, Kara Davud Paşa Câmii ve Hüdâyî Âsitânesi'nde vaazlar vermiştir. Malatya'lı İsmâil Ağa Câmii imâmlığında da bulunmuştur. Hüdâyî Âsitânesi'nden Celvetî, Merdivenköy şahkulu Sultân Dergâhı ile Çamlıca Nûrî Baba Efendi Dergâhı'ndan da Bektaşî icâzeti alarak nasîb vermitir.

10 - Hasan Hüsnü Ceyhun Efendi (vef. 1952): Selânik kökenlidir. Zile'li Hacı Bekir Baba Efendi'nin halîfesidir. Medreseler ve tekkeler müfettiğliği görevinde bulundu. Tasavvufî ve edebî konularda çeşitli makaleleri vardır.

Türbede medfûn olanlar:

1 - Mehmed Sâdık Hilmi Efendi (vef. 1826): Dergâhın Şeyhidir. 2 - Yusuf Rızâ Efendi (vef. 1827): Dergâhı yenilemiş ve kurduğu vakıfla ikinci bânîsi olmuştur. 3 - Feyzullah Efendi (vef. 1843): Dergâhın altıncı postnişînidir. 4 - Tatar Hâfız İbrâhim Hilmi Efendi (vef. 1864): Dergâhın yedinci postnişînidir. 5 - Âmine Hatun (vef. 1900): Dergâhın ikinci bânîsi Yusuf Rızâ Efendi'nin kızıdır.

Hazîrede de yatanlar varmış ama ecdâda saygı duymayanların yüzünden ne türbe kalmış, ne hazîre, ne de mezar taşları.

53. SAÇLI HÜSEYİN EFENDİ SÜMBÜLİ DERGAHI

Dergâh, eskilerin "Tabutculariçi" dedikleri mevkide, Yeni Toptaşı Caddesi'nde, şimdiki Vakıflar Bankası'nın bulunduğu yerdeydi. Ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmiyor. İlk kurulduğunda Sa'dîyye tarîkatına bağlıyken buraya Sünbülî meşîhatını koyan ve dergâha ismini veren "Saçlı" lâkablı Hüseyin Efendi'dir. Dergâh kapısı üzerinde 1888-89 târihini taşıyan ve şu anda yok olan kitâbesinde:

Makam-ı evliyâdır menba-i feyz-i ilâhidir;
Edeble dâhil ol âşık bu Dergâh-ı Hüseynî'dir.
1306

yazmaktaydı.

Devrân günü Pazartesi olan dergâh, Halvetîyye'nin Cemâliyye kolundan gelen Sünbüliyye şûbesinin Üsküdar'daki tek temsilcisiydi. Vakıflar Bankası dergâhın yerini kendisine mal etmiş. Saçlı Hüseyin Efendi'nin kabrini de yan tarafındaki, demir kapılı parsele nakletmiştir. Günümüze hiçbir şeyi ulaşamıyan dergâhın son postnişîni Yunus Efendi idi.

54.SAFFATİ PAŞA ŞABANİ DERGAHI

Dergâh Doğancılar, Ahmed Çelebi Mahallesi, Sümbülzâde Sokak, Çakırcıbaşı Câmii yakınındaydı. Kuruluş târihi ve yaptıranı hakkında bilgi yoktur.

Kayıtlarda; bir semâhâne, 3 oda bir selâmlıkla 4 oda bir harem dairesi, mutfak, helâ ve kuyudan ibâret olduğu geçiyor. Hacı Ahmed Paşa (vef. 1576-77) Vakfı'na bağlanmıştır. Devrân günü Perşembe olan dergâhın bilinen postnişînleri:

1- Nasûhîzâde Mehmed Mes'ud Efendi (vef. 1824): Nasûhîzâde şeyh Fazlullah Efendi'nin (vef. 1796) kızının o ludur. Hacc'da vefât etmiştir. Kabri Mehmed Nasûhî Efendi Şâbanî Dergâhı hazîresindedir.

2- Nasûhîzâde Abdurrahmân Şükrü Efendi (vef. 1868): Nasûhîzâde Şeyh Mehmed Mes'ud Efendi'nin oğludur. Kabri Mehmed Nasûhî Efendi Şâbanî Dergâhı hazîresindedir.

3 - Nasûhîzâde Mes'ud Efendi (vef. 1880): Nasûhîzâde Şeyh Abdurrahmân Şükrü Efendi'nin oğludur. Güçlü bir mûsıkî inastı. Mûsıkî hocası, Kadirî Şeyhi Hopçuzâde Hacı Şâkir Efendi'dir.

4 - Nasûhîzâde Said Özok Efendi (doğ. 1854 - vef. 1945): Nasûhîzâde Şeyh Abdurrahmân Şükrü Efendi'nin oğlu, Nasûhîzâde Şeyh Mes'ud Efendi'nin kardeşidir. Son devrin tanınmış zâkirbaşısıydı. Bugüne ulaşan iki ilâhîsi ve bir şarkısı vardır.

55. SALACAK BAYRAMİ DERGAHI

Dergâh, Eski Salacak İskelesi'nin hemen başlangıcındaydı. Mescid, iki odalı haremlikle semâhâne ve 2 oda, kiler, mutfak, 2 helâ ve su haznesinden ibâret küçük bir ilim, irfân ocağıydı. Bulunduğu yerde ayazma olduğu tahmin edilmektedir. Dergâh, 23.02.1960 târihinde Vakıflar tarafından satıldıktan sonra Üsküdar - Harem Sahil Yolu yapımı sırasında tamamen târihe karışmıştır. Kayıtlarda "Etmek Yetmez" veyâ "Ekmek Yemez Bayrâmî Dergâhı" olarak geçmiştir.

Devrân günü Pazar olan dergâhın bilinen postnişînleri:

1- Teşrîfatçı Hüseyin Efendi (vef. 1776): Dergâhın kurucusudur. Dergâhın bulunduğu sokağa verilen eski adı "Lâmekânî Hüseyin Sokağı" olduğuna göre bu zâtın lâkabının "Lâmekânî" olduğunu söyleyebiliriz. Kabri Kısıklı'da, Selâmi Ali Efendi Celvetî Dergâhı hazîresindedir.

2- Seyyid Mustafa Âkif Efendi (?): Dergâhın ikinci bânîsidir. Dergâhın kapısı üzerinde Şâir Senîh Efendi'nin (vef. 1900) kaleme aldığı ve Hâfız Fahrî Eendi'nin yazdığı, şimdi mevcîd olmayan 1869-1870 târihli kitâbede:

Şehir Ekmek Yemez denilmek ile ârif-i billâh
Kim ismiydi Hüseyn ol zât edip bu dergâhı ihyâ

Muahhar muhterîk olmuştu kalmıştı yeri eyvâh
Geçip demler imâret hâtıra gelmez idi hattâ

Bu kerre Şeyh Seyyid Mustafa Âkif Efendi'nin
Ulûvv-i himmeti kıldı müceddid kârgîr inşâ

Füyûzât-i ilâhîye tecellîgâh olup dâim
Heman âyin-i ehlull h olsun mevkı'-i icrâ

Senîh üçlerden istimdâd edib nazm eyledi târih
Şu dergâh-ı bülend îmâr olundu yümn ile a'lâ.
1286

yazmaktaydı.

3- Azîz Efendi (?).

SALI DERGAHI

Bakınız: Himmet Efendi Bayrâmî Dergâhı.

56.SANDIKÇI RİFAİ DERGAHI

Dergâh bugün zikri bile unutulmuş olan Tabutculariçi semtinde, Toptaşı Caddesi girişinin sol tarafındaydı. Dergâhın bir cephesi de Bulgurlu Mescid Sokağı’na bakmaktaydı. İbrâhim Edhem Efendi tarafından 1857-58 yıllarında kurulan bu dergâh Rifâî tarîkatına başlıydı. Bakımsızlıktan çöken ve hiçbir şeyi kalmayan dergâhdan günümüze taşları kırık ve yerleri değişmiş hazîresi kalmıştır. Devrân günü Cumartesi olan dergâhın postnişînleri : 1 - İbrâhim Edhem Efendi, Sandıkçı (vef. 1878): Dergâhın kurucusu ve ismini veren zâttır. Hazîrede medfûndur.

2 - Âbid Efendi (?): Sandıkçı Şeyh İbrâhim Edhem Efendi'nin oğludur. Üsküdar'lıdır. Hazîrede medfûndur.

3 - Haydar Efendi (?): Âbid Efendi'nin oğludur. Balkan Savaşı sonucu Edirne'nin geri alınması sebebiyle "zikir âyini" düzenlenir. Çeşitli tarîkat Şeyhleri Edirne Selimiye Câmii'nde toplanır. Haydar Efendi'de bu "Şükr"e katılır. Haydar Efendi, Selimiye câmii'nin kubbesine doğru fırlattığı topuzlu şişin altına durmuş ve şişi vücuduna saplayarak "bürhan" göstermiştir (Televizyon kameraları karşısında itinâlı şiş sokanlara ithâf olunûr). Hazîrede medfûndur. Hazîrede ayrıca Mehmed Efendi adında bir derviş ile Said Paşa Câmii imâmı Hasan Rızâ Efendi'nin (vef. 1890) de kabirleri bulunmaktadır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !